|
|
|
 |
Takvim |
 |
| « |
Mayıs - 2012 |
» |
| PT |
SL |
ÇŞ |
PŞ |
CM |
CT |
PZ |
| |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
| 7 |
8 |
9 |
10 |
11 |
12 |
13 |
| 14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
19 |
20 |
| 21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
26 |
27 |
| 28 |
29 |
30 |
31 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
Blog |
 |
|
MERHUM PROF.DR. ABDULKERİM ABDULKADİROĞLU HOCA VE BİR ŞİİR |
|
|
İbrahim AKYOL araştırmacı-yazar
Merhum Prof. Dr. Abdulkerim Abdulkadiroğlu Hoca’yı geç tanıdım. Gerçi ismini fakülte yıllarında merhum Hocam Prof. Dr. Amil ÇELEBİOĞLU’ndan işitmiştim. Özellikle Abdulkerim Hoca’nın İsmail Beliğ’in “Nühbetü’l-Asar li zeyl-i zübdetü’l-Eş’ar”adlı eserini hazırlamasından dolayı ismini daha sık duymuştum. Çankırılı Divan şairleri hakkında araştırma yaparken “GAZİ” mahlaslı Şehsuvar Beğ-zâde hakkında bilginin sadece bu eserde olduğunu kaynaklarda okumuş sırf bu eseri bulabilmek için Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesine gitmiştim. Ancak o zaman Abdulkerim Hoca ile tanışamamıştım. Daha sonraki yıllarda “Ilgazlı Hacı Baba” ismiyle bir kitap yayımladığını bir dergiden okumuştum. Bu kitabı elde etmeye çalıştım ama başarılı olamadım. Bir gün yine Gazi Üniversitesi Eğitim fakültesindeki odasına gittim. Selam verdikten sonra kendisini bir teşehhüt miktarı ziyarete geldiğimi söyledim ve kendimi tanıttım. Müşterek tanıdıklarımız çok idi. Memnun oldu. İsteğimi söyledim. Üzüldü. Çünkü kendisinde dahi bu kitabın nüshası kalmamıştı. Bir tane vardı. Ondan gidip fotokopi çektirdim. Tanışıklığımız böyle başlamıştı.
Bir gün fakültedeki odasına uğradığımda elinde bir şiir vardı ve onu okuyordu. “Artık bizim yaşa gelenleri böyle şiirler daha fazla etkiliyor. Bugünlerde bu şiiri adeta kendime vird-i zebân ettim” demişti. Ben de o şiiri kendisinden rica etmiş ve orada yazarak çoğaltmıştım. Aradan yaklaşık altı ay sonra Şubat -2006’da kaybettiğimiz bu “devr-i kadim” Efendisi olan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, o gün kendisinden birkaç kere dinlediğim Ali AKBAŞ’a ait bu şiiri okuyucularımızla paylaşıyorum.
ŞEB-İ YELDÂ
Bizden ölümü sorarlar
Dostlara vedâdır ölüm
Sorarlar bizi yorarlar
Bir sırr-ı Hüdâ’dır ölüm
Felek koymaz ki gülelim
Şu dünyâdan kâm alalım
Kim bilmiş ki biz bilelim
Kayıptan nidâdır ölüm
Ötelerden çağırırlar
Evimizden ayırırlar
Usul usul duyururlar
Bağrımızda dağdır ölüm
Ne fark eder bugün yârın
Konuğuyuz bu diyârın
Tiranlık taslayanların
Ayağına bağdır ölüm
Sakınacak ne var bunda
Kapıyı çalar yakında
Kaş ile göz arasında
Bir borcu edadır ölüm
Virân bahçe, mahzun çiçek
Güneş buluta girecek
Ta haşre kadar sürecek
Bir şeb-i yeldâdır ölüm
Hüvelbâkî, her can ölür
Geldiğine pişman olur
Hazreti Süleyman ölür
Değişmez yasadır ölüm
Ali AKBAŞ
Vird-i zebân: Diline dolamak, devamlı tekrar etmek
Devr-i kadîm: Eski devir
Şeb-i yeldâ: Uzun gece, yılın en uzun gecesi
Kâm: Arzu, emel, istek
Sırr-ı Hüdâ: Allah’ın sırrı
Hüve’l-bakî: Bâkî olan O’ (Allah) dur.
Tiran: İktidarı bütünüyle elinde tutan kimse, zalim
MERHUM PROF.DR. ABDULKERİM ABDULKADİROĞLU’nun
BAZI ESERLERİ : 1- Mehmet Akif Ersoy'un Makaleleri (1987, Abdülkerim ve Nuran Abdülkadiroğlu) 2-Türk Halk Edebiyatı ve Folklor Yazıları
3- Güncel Yazılar
4- Halvetilik’in Şabaniyye Kolu Şeyh Şaban-ı Velî Külliyesi
5-Bursalı İsmail Beliğ, Nuhbetü'l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'ar, haz. Abdülkerim Abdülkadiroğlu, Ankara 1985.)
6-Ilgazlı Hacı Baba
7-Kastamonu’da Bayramîlik ve Şemsizade Ailesi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|