Yüce Mevla bu güzel tarihi değeri tartışılmayan memleketimize Kastamonu’muza öyle güzellikler bahşetmiştir ki, için de yaşayanlar bazen kadr-ü kıymetini bilmeseler de bu gerçeği değiştirmeye de kimsenin gücü yetmeyeceği aşikardır.Devlet memuru olduğumuz için çalıştığımız işyerinde başka illerden tayinle gelen mesai arkadaşlarımızın memleketimize ait olan görüşlerini bizzat onlardan dinleme imkanımız olmuştur…İlk geldiklerinde adaptasyon sürecin de beğenmezler burayı,intibakları zahmetli olur,zaman geçtikçe insanların sıcaklığına ve samimiyetine şahit oldukça bu görüşlerinden 360 derece çark ederler.Alaman usulü diye bildiğimiz kapitalist dünyanın metaryalist bakış açısı Türkiye de de yayılmaya başlamıştır bunu iyi bilen tayinle gelen memurlar Kastamonu insanımızın samimiyetini,dost canlılığını gördükleri zaman şaşırırlar; böyle bir şey olamaz,insan menfaati olmadan nasıl karşılıksız böyle davranabilir düşüncesi hakim olmuştur onlarda, buraya gelmeden önceki sosyal hayatlarında yaşadıkları olaylardan dolayı.Buradan tayini başka illere çıkan fakat gitmemek için çok uğraşanı, tayin olup gittiği yerden tekrar buraya gelmek isteyenleri ve gelip aynı işyerin de işe başlayanları memuriyet hayatımda yeni de olsam bizzat gördüm ve kıdemli arkadaşlardan da dinledim.Emekli olduktan sonra Kastamonu ya yerleşenleri de biliriz.İlkbahar önce sahilde başlar çağlalar ve can erikleri habercisidir nevbaharın ardın bir silsile başlar yavaş yavaş gelir bahar Kastamonu merkezine oradan kırsala geçer en son bizim köyde Benlisultan da ve civarların da biter.Aynı şekil de meyvelerin olgunlaşma süreci de aynıdır en son silsile bizim köyde biter hala şu an ekim ayını ortaların da doğru bile kış armutları dallardadır, pekmez,perverde,elma ekşisi yapımı işi başlamıştır.Ala erikler soyulmuş üryan eylenmiş olup pestiller dökülmüştür.Kış armutlarını da aldıktan sonra ,kuşburnular da toplanınca meyve namına bir şey kalmaz bizim memlekette.Bu kez de mantar girer devreye.O mantarlar yok mudur ya; toplaması öyle zevklidir ki normal zamanlar da mantar aramak için kat ettiğiniz mesafeyi mümkünü yok başka zamanlar da yürüyemezsiniz.Ha şurda ,ha burada ,o ağaç senin bu ağaç benim,yanındakilerin de mıntıkasına girip sınır ihlali yapmamak kaydıyla dere tepe dolaşır durusunuz hele bir de sepet dolmaya başladım deyme keyfime gitsin.Fincan büyüklüğün de olanları en makbulüdür ebat büyüdükçe görevini yapmak için oraları mesken eden mantar kurtları devreye girer ki moraliniz bozulur onlara rastlarsanız.Zevk sahibi olan topladıkları mantarların kırılmaması için yanların da kova veya sepet taşır.Kanlıca buldunuz mu dünyalar sizindir, közün üstüne koydunuz mu kanlıcayı çısır çısır çıkan sesin arasında tuzunu elinizle katıp yarı çiğ yarı közlenmiş mantarı ağzınıza attınız mı işte keyf sefa odur, çoluk çoçuğa mantar közlemesi yetiştirme telaşı bayram telaşı gibi gelir size.Tiftik mantarının ekmeğinin hayalinden kurtaramazsınız kendinizi bulduğunuz andan itibaren.Bu anlatımlar biraz da mübalağa sanatı kullanılarak yapılmış olsa bile günlük hayatın streslerinden,bunaltısından sizi bir an dahi kurtarıp başka başka alemlere götürmesi bile bir hizmettir başlı başına. Çarşı,pazar da mantar satanlar çoğalmaya başladı mı bizim hemşehri köylülerimizin sayısın da da bayağı bir belirgin artış olur şöyle ki sorduğunuz zaman abi, amca,teyze bu nerenin mantarı diye; hemşerim bu Benlisultan’ın mantarı, derler tabi bizde bunların Benlisultan Köyünden olmadıklarını bildiğimiz halde bunları bozmayız ticari kaygılar sınırları genişletebiliyor demek ki. Memleketin reklamını yapmak için buraya boy boy kanlıca vb. mantarların resmini koyardık amma işte o noktada korktuğum tek şey bilmeyen birisinin o resimlere bakarak o resme göre mantar toplaması çünkü zehirli mantarla zehirli olmayan mantarların görüntüleri birbirine benzer.O mesuliyeti almamak için buraya mantar resmi koymadık.13.108 km2 lik bir alanda konuçlanan bu ilin bakınız merkezden sahiline 90-100 km de ulaşırsınız yine merkezden en yükseğine Ilgaz Dağına 50 km de ulaşırsınız maddi imkanı olana olmayana bir çok imkanlar tanımıştır memleket, pikniğe mi gideceksin al çoluk çocuğu mangalı 5 km sonra çamların altındasın,manevi atmosfer mi teneffüs etmek istiyorsun merkez de buram buram maneviyat,Nasrullah camii,Yılanlı camii,İsmail Bey camii;Deve Hanı,Münire Medresesi,tarih mi yaşamak istiyorsun külliyeler,tarihi iş hanları,hamamlar,kale,saat kulesi daha niceleri.Karnın acıktı ise nostalji yaşayalım biraz dersen giriver hemen tarihi konaklara oralardaki meşhur Kastamonu yemeklerinden tat,alışveriş yapmak istersen Münire Medresesinde bayanlar için el işi yazma,örtü vb.şeyler,bakır işlemeciliği yapılmış tencere,tava,taslar satılır.Güzel sanatlarla ilgilenirsen aynı mekan da kıymetli hocam değerli insan Sn.Rafet KÜLLÜOĞLU Beyefendinin Akkase adlı mekanında yaptığı Hat ve Ebru çalışmalarını bizzat görerek izle,gözleriniz dinlensin zarafete doysun, yoruldun ise hemen oracıkta 5 dakika soluklanıver Vahit KURAL abinin sımsıcak taze çayından ,soğuk ayranından yudumlayıver,organik tarımcı arkadaşlar aktariye olarak hemen yanı başında hizmet vermekte,saatlerine denk gelirseniz canlı Ney dinlentisi,bundan daha iyisi can sağlığı.Bütün bunları 1-2 saate sığdırırsınız.Bu Kastamonu’nun hayran kalırsın yazına,kışına ocakta pişen samimi aşına.Çaya,çorbaya teklif yoktur,bir de bunu kavilemek,sağlamlaştırmak için derler arkadaş teklifimiz, şeherli teklifi değil haa,köylü teklifi, derler bu ikram yapmak için kararlılıklarının ifadesidir,illa da size bir çay bir simit ikram edeceklerdir.
Sözün,sazın üstadı,divanın sahibi Merhum İhsan OZANOĞLU Beyefendi tam noktayı koydu burada.