Menü

Kategoriler
Benlisultan (30)
Kastamonu (14)
Şifalı Bitkiler (5)
Bağlantılar

eWreN.NeT

Benli Sultan Haritası

Büyütmek İcin Haritayı Tıklayınız

Anket

Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
Daha iyi Olabilirdi (%47,8)
Sade ve Hoş (%52,1)

Toplam Oy: 209

Tüm Anketler

Takvim

« Nisan - 2014

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30

İstatistikler

 Toplam Hit: 690937
 Sitede Aktif: 2
 Ip: 54.226.120.183
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 3
 Toplam Blog: 49
 Toplam Yorum: 109
 Toplam Resim: 238
 Toplam Mesaj: 21

Etiket Bulutu

ABDÜLHAY efendi ATATÜRK VE MEVLEVİLİK benlisultan benlisultan hazretleri benlisultan hz benlisultan türbesi bitkiler meyveler ve sebzeler Camii destan doğal güzellik DOĞAL HAYAT ismail hakkı berkmen kastamonu kastamonu tarihi Mevlevilik milli mücadele MUSTAFA BEKTAŞOĞLU müzeler pehlivan şifalı bitkiler şiir tarihi eserler tefsiri mevlana mustafa yayla yedi mehmetler mangası Yöresel Yemekler

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 2759
İsmail Hakkı Berkmen

MUHÂTABINI BULAMAYAN ŞİİR KASTAMONU da yetmişli yıllar da çocukluk günlerimiz

TRABZON LİSESİNDE ÖMRÜNÜN 44 YILINI EĞİTİME HARCAMIŞ ABİDEVİ BİR ŞAHSİYET,GERÇEK ANLAM DA BİR EĞİTİCİ VE ÖĞRETİCİ…

KASTAMONU’LU İSMAİL HAKKI  BERKMEN HOCA

İSMAİL HAKKI BERKMEN

 

 

 

1328 (1912) yılında Kastamonu'da doğan İsmail Hakkı Berkmen'in babası Kâmil'dir. Ankara Dil Tarih Coğrafya mezunu olup, 27.4.1941 tarihinde Trabzon Lisesi'nde Coğrafya öğretmenliği ile göreve başlamıştır.
Bakanlığın 592 sayı ve 12.4.1941 tarihli kararnamesi ile 85 lira ücretle 27.4.1942 de başladığı coğrafya öğretmenliği ölünceye kadar sürmüştür.
Bir ara 16.11.1954 tarihinden 7.11.1955 tarihleri arasında Erzurum Lisesi Başmuavinliğine tayin edilen İsmail Hakkı Bey, Trabzon Lisesi'ne mührünü basmış abide öğretmenlerden biridir.
12 Ağustos 1974 tarihinde vefat etmiş ve vasiyeti üzerine de cenazesi doğum yeri olan Kastamonu'ya götürülmüştür.
İsmail Hakkı Berkmen için, mesai arkadaşı o dönem coğrafya öğretmeni Hayati Doğanay mahalli gazetede şöyle yazıyordu:
"Hakkı Bey, örnek bir öğretmendi, idealist ve yapıcı bir öğretmendi. Yaşının altmışı geçmesine rağmen, ilk göreve başlayan, heyecan dolu bir öğretmen gibiydi. Her gün liseye en erken gelen ve yine en geç ayrılan öğretmenler arasında yer almakta fakat çalışmaları ve göreve bağlılığı, emsali kişilerle mukayese edilemeyecek kadar ilginç bir öğretmendi. Yapıcılığı ve hayat problemlerini teşhiste engin bir hayat görüşü olduğu için hemen her liseli genç tarafından başvurulan, fikir danışılan ve güvenilir bir rehber durumundaydı. Bu yönüyle de Trabzon Lisesindeki genç kuşaklar uzun zaman eksiklik hissedeceklerdir.
O, dersleri arasında fırsat buldukça milli değerleri konu alarak ele alır, her konuyu, onunla ilgili tarihi bir hikâye, ya da Türk büyüklerine ait bir anı ile pekiştirirdi. İşte bu yönüyle de tenkitlere uğrardı. Ancak İsmail Hakkı Bey'i tenkit edebilmek her şeyden önce bir seviye meselesidir. Çevresinde, emsalleri arasında veya daha genç kuşakta henüz olgunluk seviyesine erişmiş bir kişi göremedik.”

Trabzon Lisesi 1974-75 öğretim yılma telafisi imkânsız olan büyük bir kayıpla giriyor. Evet şanlı lise, kendisine (33 yıl) emek vermiş dev öğretim üyesini de nihayet kaybetmenin üzüntüsü içinde bu öğretim yılma başlamıştır.
13 Ağustos 1974 günü, şerefli lisemizin yas günüdür. Çünkü bugün Türk Milli Eğitim ordusu en genç elemanını kaybetmiştir. Dile kolay, (62 yıllık) ömrün (44 yılını), tam anlamıyla idealist ölçüler içinde, Türk gençliğine adayan yüce insan göçmüştür bu dünyadan, ilk bakışta olay pek önemli değilmiş gibi görülebilir. Nedir sanki, insan doğar, büyür, yaşar ve ölür. Biyolojik kural olarak durum bu. Ancak yaşamadan yaşamaya, hizmetten hizmete fark vardır. Kimi yaşadığı müddetçe toplumun yüz karası olur; kimi de yaşadığı müddetçe toplumun yüz akıdır.

İşte, yüce Hakkı Bey hem Türk öğretmen toplumunun ve hem de Trabzon Lisesi'nin yüz akı idi. Çünkü değil Ankara-lstanbul'da, İsviçre'de bile Trabzon Lisesi söz konusu edilse evvela, yüce Hakkı bey akla gelir. Ondan bahsedilir.
Trabzonlu olup da hangi mebus, hangi bakan, hangi ünlü profesör, hangi aydın... Hakkı Hocayı tanımaz?
Bu hatırlama ve tanıma, derin bir saygı ve bağlılığın eseridir. Bu ferdin tanınmış olmasının askari koşulu, ya takdir edilmiş olmak, ya da lanetlenmiş olmaktır. Ancak büyük bir gururla itiraf edebiliriz ki, Hakkı bey hocamızın şöhreti, üstün bir takdir ve engin bir saygının belirtisidir. Türk Milli Eğitim aleminin 44 yıllık hizmeti süresince kendi çapında bu derece sevgi ve saygı toplamış bir eğitimciye ya çok nadir rastlanabilir, ya da hiç rastlanmaz.
Çünkü o, eşsiz ve eksiksiz bir öğretmendi...

www.trabzonlisesi.k12.tr/ismail_hakki_berkmen.php - 22k -

Trabzon’lular tarafından saygı değer hocamıza, Ahde vefa  ve yüce bir kadirşinaslık örneği gösterilmiştir..

İSMAİL HAKKI BERKMEN TARİH MÜZESİ
İNŞAATI DEVAM EDİYOR

 Trabzon Belediyesi tarafından Trabzon tarihini 5 ayrı dilde anlatacak olan İsmail Hakkı Berkmen Tarih Müzesi inşaatı hızla devam ediyor. Atapark'ta bulunan Zağnos Burcunda hizmet verecek olan İsmail Hakkı Berkmen Tarih Müzesinde Trabzon'un tarihi binanın çeşitli yerlerine yerleştirilecek olan plazma TV'lerde Türkçe'nin yanısıra, İngilizce, Almanca, Rusça ve Fransızca olarak anlatılacak.    Trabzon Belediye Başkanı M. Volkan Canalioğlu, "Trabzon'un 4 bin yıllık tarihi var. Böylesine önemli bir kent tarihinin de gelecek kuşaklara anlatılması için tarih müzesi yapmaya karar verdik. Bu amaçla daha önce kütüphane olarak hizmet veren İsmail Hakkı Berkmen kütüphanesini yeniden düzenleyerek bilgisayar sistemiyle donatıp tarih müzesi haline dönüştürüyoruz. Trabzon tarihi 5 ayrı dilde seslendirilerek başta yerli ve yabancı turistlere, öğrencilere olmak üzere burayı ziyaret edenlere anlatılacaktır. Böylece tarihimiz ve kültürümüzü daha geniş kitlelere anlatmış olacağız" dedi.

www.trabzon.bel.tr/Projeler/TarihMuze.html - 4k

Zağnos Burcu

II Aleksios döneminde kesme taştan dörtgen planlı burç, bir süre zindan olarak kullanılmış ve Zağnos Burcu olarak bilinmektedir. Günümüzde Trabzon Belediyesi tarafından İsmail Hakkı Berkmen Tarih Kütüphanesi olarak düzenlenmiş olup ilk, orta ve üniversite öğrencilerinin ve tüm halkın rahatca kullanabileceği bir merkez olarak düzenlenmiştir.


Trabzon da başka bir mümtaz şahsiyet, BENLİSULTAN AHFADI’n dan,Kastamonu’lu bir Prof.Dr.

        Kastamonu’lu iki Hocamdan biri

Prof. Dr. Erdoğan ÖZBENLİ

Prof. Dr. Cemal Bıyık

KTÜ

Çocukluk çağlarımda okuduğum çizgi romanlarda “Profesör” namıyla ünlü bir şahsiyet hatırlıyorum. Bu şahsiyet, hemen her probleme çözüm yolu gösteren bilgi ve yetenek sahibi örnek bir insan olarak hafızamda yer tutmuştu. Yıllar sonra böyle bir insanla tanıştım ve ondan dersler aldım. Bu Erdoğan ÖZBENLİ idi.( http://www.benlisultan.com/29-benlisultan-hazretleri-hakkindaki-bilgiler.html  sitemizin bu bloğun da Sn:ÖZBENLİ ile ilgili detaylı  bilgilere yer verilmiştir.)  Üniversiteye adım attığım öğrencilik yıllarımda, Profesör Dr. Erdoğan ÖZBENLİ gibi çok yönlü bilgi sahibi, yetenekli, olgun ve hoşgörülü, onurlu, sanatkâr ruhlu, nüktedan, gerçekten problem çözücü ve örnek kişiliği olan ender bir öğretim üyesini tanıma mutluluğuna erdim. Kendi kültürümüzde “müderris”in “profesör” kelimesinin karşılığı olduğunu öğrendiğimde, O’nun gerçek bir müderris olduğuna da inandım.

Trabzon Lisesinde çok değerli, gerçekten saygı duyduğum bir hocamız vardı: Kastamonu’lu İsmail Hakkı BERKMEN. Bize Coğrafya dersleri verirdi. Ancak O, Coğrafya öğretirken insan eğitirdi. Eğitimin göz ardı edildiği, öğretimin ön plana alındığı günümüzdeki Milli Eğitimin, gerçek anlamda hem eğiticisi hem de öğreticisi idi. Bana Coğrafya’yı o sevdirmişti. Bazılarımızın güçlükle başarılı olduğu bu dersi ben severek ve zevkle izlerdim. Harita ve paftanın ne olduğunu, nasıl yapıldığını ondan öğrenmiştim. Bu nedenle, Jeodezi Bölümünü seçerken oldukça bilinçli idim. Ruhu şad olsun.

Erdoğan ÖZBENLİ, KTÜ Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümüne kayıt yaptırdığım 1970/71 Eğitim –Öğretim yılı Bölüm Başkanımız idi. Birinci sınıfa başladığımda bir gün bir arkadaşımla, Lisemize giderek hocalarımızı ziyaret ettik. Berkmen hocam bana nereyi kazandığımı sordu. “Jeodezi” deyince çok sevindi ve bana: “Orada benim hemşehrim Erdoğan ÖZBENLİ vardır. Benden ona selâm götür” dedi. Ben de Özbenli hocamızı tanıdığımı, ancak ikinci sınıfta ondan dersler alacağımızı söylemiştim.

Alet Bilgisi ve Matematik Jeodezi derslerini ondan okuduk. Yüksek Lisansta da Memleket Ölçmeler dersini ondan aldım. Yüksek Lisans tezimi o yönetti. Doktora tezimin yönetiminde ve daha sonra Prof. Dr. Türkay TÜDEŞ hocamla birlikte kaleme aldığımız “Kadastro Bilgisi” ile “Harita Mühendisliğinde Proje Planlaması ve Yönetimi” adlı kitapların hazırlanmasında bilgi ve fikirler verdi. Birlikte bildiri hazırladık. Üniversitelerin ve Ülkemizin geçtiği dar boğazda önümüze çıkan azgın dalgalarla beraber mücadele ettik. Beraber üzüldük, beraber sevindik, beraber dua ettik. Bu süreçte onun hep öğrencisi olduk. Sadece öğretiminden değil, eğitiminden de


 

yararlandık. Bana göre o, lisedeki Coğrafya hocam İsmail Hakkı BERKMEN’in devamıydı.

Prof. Dr. Erdoğan Özbenli, akıcı anlatımı ve üslubuyla, teorik jeodezi gibi uzun formüllerle dolu dersi bile sevdiren bir öğretim üyesiydi. Ülke Ölçmeleri’nden Kamu Ölçmeleri’ne kadar birçok dersin hocalığını yapacak kadar mesleki bilgisinin yanı sıra; KTÜ Jeodezi Bölümü binasını ve Soğuksu’da kendi köşkünü planlayıp, inşaatlarını adım adım izleyecek kadar mimar ve inşaatçı; ağaç, çiçek, tavuk ve mantar yetiştirecek kadar ziraatçı; küçük bir yat sayılabilecek bir sandalı planlayıp yaptırarak denize yelken açabilecek ve ona “kuma” adını vererek denize açılacak kadar gemici ve balıkçı bir öğretim üyesiydi.

Anlamadığı konu, çözemediği problem, yapamadığı iş yok gibiydi. Alçak gönüllü, mütevazi, yerine göre nüktedan ve her zaman hoşgörülü örnek bir insan, gerçek bir eğitmen idi. O, “eğer bir terzi çırağı iseniz ve göreviniz düğme dikmek ise, en güzel düğme diken siz olun! Sizi sevmeyenler varsa, sizin için ne derlerse desinler, ama siz onlara, bu adam çok güzel düğme diker dedirtmelisiniz” diye bize öğüt verirdi.

O’nun, eğiticiliği ve öğreticiliği kadar idareciliği de mükemmeldi. Jeodezi Enstitüsü Müdürlüğü, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölüm Başkanlığı, Dekan vekilliği, Rektör vekilliği görevlerinde bulundu. Kimseye zulmetmedi. Adaletle hükmetti. Sadece kendi bölümünde değil, üniversitemizin her bölümünde müstahdeminden öğretim üyesine kadar herkes O’nu “baba” gibi bilirdi. Bu itibarı, ölümünden sonra da artarak devam etmiştir. Erdoğan Özbenli’nin resmi, O’nu yakinen tanıyan kişilerin odasında, Atatürk’ün resminin yanında asılı olan ender resimlerden birisidir.

Erdoğan Özbenli, Trabzon şehriyle de bütünleşmiş, âdeta bir Trabzon’lu olmuştu. Şehirde O’nu tanıyan çok sayıda dostları vardı. Boş zamanlarında onları ziyaret eder, onlarla sohbet ederdi. Annesi Seniye Özbenli hanım Allah’ın rahmetine kavuştuğunda Boztepe’deki Âhi Evren Dede kabristanlığına defnedildiğinde, Trabzon’da en değerli varlığını bırakmıştı. Onun da ruhu şad olsun.

İleriye dönük çok güzel projeleri vardı. Jeodezi ile ziraat mühendisliği arakesitinde Kültürteknik Mühendisliği, Jeodezi ile Mimarlık arakesitinde Bölge ve Şehir Planlaması bölümlerinin açılmasını düşündüğü için, başkanı olduğu Bölümümüzün akademik yapısını bunlara altyapı teşkil edebilecek şekilde kurmaya çalışmıştı. KTÜ tarihinde ilk defa Lisansüstü eğitim-öğretimi Jeodezi Bölümünde başlatarak bizlerin ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisinin yetişmesini sağlamıştır.

Alet Bilgisi dersimizde, optik aletlerin yapısını ve çalışma prensiplerini anlattıktan sonra bunların, “yükte hafif pahada ağır mallar” olduğunu, bu üretimi yapan İsviçre gibi ülkelerin çok para kazandığını, bunların -mercekleri hariç- imal edilmesinin çok zor olmadığını, ülkemizde de bunların imal edebileceğini, yakın bir gelecekte, Bölümümüzde ilk nivo’yu yapabileceğimizi söylemişti.

Kurmuş olduğu “Türk Jeodezi Derneği” tüzel kişiliğinde çıkarttığı “Jeodezi Bülteni” ile bölümümüzü Dünya’ya tanıtmış ve çok sayıda süreli yayınlarla bilimsel kitap ve raporun bölüme ücretsiz girişini sağlamıştır. Bu girişiminin meyveleri halen görülmekte ve birçok yeni yayın bölümümüze gönderilmektedir.

Prof. Dr. Erdoğan Özbenli’nin özellik ve güzellikleri saymakla bitmez. O, olaylar karşısında “ipeğe sarılmış çelik” misali iradesiyle her zaman aklın önderliğinde sabır, gurur ve vakarla hareket ederdi. Bana göre, O’nu farklı kılan özelliklerinden aklıma gelen birkaçını burada aktarmaya çalıştım.

 

Kısaca söylemek gerekirse o, Garcia’ya mektup götürecek nitelikte bir insandı ve kendisi de bu nitelikli insanların yetişmesi için olanca gücüyle uğraştı. Son görev yeri olan Trakya Üniversitesinde de Jeodezi Bölümü kurma gayretleri içindeyken ebedi âleme göçtü. Onun, “Benlizade ahvadından” olduğunu da, bizzat kendisinin kaleme aldığı ölüm ilanından öğrendik.

O, sevdiğim ve sonsuz saygı duyduğum, Kastamonu’lu iki hocamdan biriydi. Ruhu şad olsun.

www.ktu.edu.tr/fakulte/mmf/jeodezi/akademik/ozbenlikitabi/cemalbiyik.pdf  

 

 

 


Etiketler: ismail hakkı berkmen,  
  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
BİTKİLER-SEBZE VE MEYVELER (25983)
BENLİSULTAN HAZRETLERİ HAKKINDAKİ BİLGİLER (16141)
Şeyhzâde Halil İbrahim efendi oğlu Ziya ŞÖY (10398)
ŞEYH ŞÂNİ HAZRETLERİ (7167)
Sunuş ve ŞEYH MUHİTTİN EBU ŞÂME (BENLİSULTAN HZ.LERİ) (7051)
KAYS-ÜL HAMEDÂNÎ ASGAR HAZRETLERİ (6623)
ABDÜLHAY ÖZTOPRAK (6274)
MERHUM PROF.DR. ABDULKERİM ABDULKADİROĞLU HOCA VE BİR ŞİİR (5873)
Kastamonu Destanı (5622)
AŞIK GARİPOĞLU (PEHLİVAN) (5471)
KAYS-ÜL HAMEDÂNÎ ASGAR HAZRETLERİ (6)
Kastamonu Destanı (5)
AŞIK GARİPOĞLU (PEHLİVAN) (5)
ABDÜLHAY ÖZTOPRAK (7)
MUSTAFA BEKTAŞOĞLU KİMDİR? (3)
BİTKİLER-SEBZE VE MEYVELER (17)
Şeyhzâde Halil İbrahim efendi oğlu Ziya ŞÖY (10)
ŞEYH ŞÂNİ HAZRETLERİ (3)
DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜD.-BENLİSULTAN KÜLLİYESİNE AİT ARŞİV EVRAK VE MÜSBİTELERİ (2)
MERHUM PROF.DR. ABDULKERİM ABDULKADİROĞLU HOCA VE BİR ŞİİR (1)
Kaynak  & Proje :Nurettin ŞÖYWeb Tasarım: Evren KALYONCU
www.toplistsitesi.net